canım askım
penceremden bakardım boş sokaklarıma
akşam ezanıyla ışıkları yanardı
hiç kimse geçmezdi yine
sevmezdi kimse boş sokaklarımı
sabahın ilk ışıklarıyla parlardı
geceden kalma yağmur damlaları
her zaman bahar kokardı
yine kimse sevmezdi boş sokaklarımı
her akşam,
tek tek sayardım kaldırım taşlarımı
"bir" dedikten sonra "iki" desem;
biteceğini sanırdım yalnızlığımın
bazen kalbimi çıkarır koyardım aralarına
"bir" olduktan sonra; "iki" kalbim olsun isterdim
ama yine yalnızdım
hep yalnızdım
...
..
.....
..
....
...
sonra;
pamuk ellerini hissettim kaldırım taşlarının arasında
kalbim ilk kez titredi
ilk kez sıcaklığı hissettim
ilk kez dolu gördüm sokaklarımı
anlamlı geldi hayat
kuşlarla doldu penceremin önü sabahları
insanlar kalabalık oldu sokaklarımda
ilk kez tüm insanları sevdim
mutluluğu anladım
heyecanı tattım
sabahları daha erken kalktım
akşamları heyecandan uyuyamadım
özlemek ne demek anladım
...
..
.
.....
...
...
..
.
özledim
hemde çok...
...
.
...
....
..
.....
..
.
..
neden bu akşam yine o boş sokakları seyrediyorum?
kalbimi bir daha koymam o taşların yanına
bir daha saymam onları
çıkmam bende artık o boş sokaklarıma
sevmiyorum ben de artık boş sokaklarımı....
"bir" yalnızlık değildir hiçbirzaman; içinde pamukumun kalbi varsa...
....
..
..
......
..
..
..
.
.
seni seviyorum
.
.
.